
İklim Değişikliği konusu dünyanın gündemindeki yerini uzun yıllar daha koruyacak gibi duruyor. Buna bağlı olarak Türkiye’de de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ismi, 29 Ekim 2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirildi. Bu değişiklikle bakanlık bünyesinde iklim değişikliği ile mücadele odaklı yeni bir yapı oluşturuldu.
Konunun merkezinde ise Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Japonya gibi dijitalin devleri yer alıyor. ABD’nin bilgi yükleme ortamlarındaki hacim küçültme yetisi ile Japonya’nın dijitaldeki hızı 1994 yılında birleşince, ortaya kontrolsüz bir karbon salınımı çıktı. Böylece iklim değişikliği sorununun ortaya çıkmasında bir milat meydana geldi.
Konuya, Dr. Mehmet Kazım Kara’nın 2023 yılında yaptığı çalışma ile ortaya koyduğu veri ve köşe yazısı ile devam ediyoruz.

“Mâlum 90’lı yıllardan bu yana gündemde olan ve gerçekten de kuraklık ile birlikte aşırı rüzgar ve yağış halinde dünyanın bir çok yerini olumsuz olarak etkileyen iklim değişikliği hakkında 2023 yılında yaptığım bir özgün araştırmamın sonuçlarını paylaşacağım; bu araştırmamda 2022 yılına kadar olan 79 yıllık; ortalama ısı, nem ve yağış değerlerine göre yaptığım analiz sonucunda iklim değişikliği adına kırılma noktasının 1994 yılı olduğu kesin olarak ortaya çıkmıştır.
Gerçekten de, uzun dönem ısı, nem ve yağış değerlerindeki belirgin değişikliğin 1994 yılında başladığı belirlendi. Dijital konusunda tespit ettiğim çok önemli bir gelişmenin de 1994 yılı olduğunu biliyordum. O yılda dijitalin devleri olan ABD ve Japonya’nın bu alanda geldikleri seviye itibariyle imkanlarını birleştirme adına anlaşma yaptıklarına vakıf olmuştum. Aslında o zaman dijitalde, ABD bilgi yükleme kapasitesi bakımında çok ileri idi ve bilgi yükleme ortamlarına ait hacmi de oldukça küçültmüş bulunuyorlardı. Japonya ise dijitaldeki hız konusunda çok yüksek seviyelerde idi. İki güç arasındaki anlaşma ile dijitalde çok önemli olan bu imkanlar birleşince adeta bir patlama meydana geldi. Bu çok büyük imkan, başta otomasyon olmak üzere sanayide kullanılmaya başlayınca sektörde büyük gelişmeler oldu.
Kontrolsüz olarak devam eden sanayideki bu gelişmenin sebep olduğu karbonlu gazların aşırı salınımı yüzünden iklimde değişim başlamış oldu. Bu ani değişim karşısında Japonya’da imzalanan Kyito Sözleşmesi’ne maalesef başta ABD olmak üzere bazı emperyalist ülkeler imza koymamaktadır.”
Dr. Mehmet Kazım Kara | Mart 2026

