
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ‘Barış, İstikrar ve Refah Üreten Dış Politika’ temasıyla düzenlenen 16’ncı Büyükelçiler Konferansı’nda konuştu. Bakan Fidan, “Suriye’de işimiz aslında yeni başlıyor. Biz inanıyoruz ki; dış müdahalelerden arınmış, istikrarlı bir Suriye, bölgemiz için büyük bir artı değer olacaktır. Türkiye, bu süreçte dost ve kardeş Suriye halkının yanında olmaya kararlılıkla devam edecektir” dedi.
Suriye’de 61 yıllık BAAS rejiminin sona ermesinin üzerinden 1 yıl geçti. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği bir iç savaştan çıkmaya çalışan Suriye, Türkiye’nin de desteğiyle istikrara kavuşmaya çalışıyor. Hem Milli İstihbarat Teşkilatı’nda hem de Dışişleri Bakanlığı döneminde süreci yakından takip eden Bakan Hakan Fidan da sürecin başat aktörleri arasında yer alıyor. Sınırımızın yanı başında olup bitenlerden doğrudan etkilenen Türkiye’nin en karlı şekilde çıkabileceği formüller üzerinde de çalışmalar sürüyor. Bu bağlamda Bakan Fidan ve Suriye yönetimi arasında ilişkiler devam ediyor. Bakan Fidan son olarak bugün düzenlenen 16’ncı Büyükelçiler Konferansı’nda konuyu gündemine alarak önemli açıklamalarda bulundu.

BİR DİPLOMAT AYNI ZAMANDA STRATEJİST OLMALI
Bakan Fidan, ticaret, finans, enerji, teknoloji ve göç gibi alanların birer hibrit savaş unsuruna dönüştüğünü dile getirdiği konuşmasında, “Günümüzün diplomat profili, muhtelif alanlarda stratejik hakimiyet gerektirmektedir. Bir başka deyişle, günümüz dünyasında diplomat esasen çok yönlü bir stratejist olmak durumundadır. Bu anlayışla, uzun erimli ve vizyoner bir bakış açısıyla dünyayı okuma pratiği geliştirmek zorundayız. 360 derece perspektifiyle yürüttüğümüz dış politikamız, işte bu güçlü vizyonun hem mimarı hem de taşıyıcısıdır. Cumhurbaşkanımızın bizlere istikametini çizdiği, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefiyle; yakın coğrafyasında güvenlik ve refah üreten, Bölgesel ve küresel düzeyde ‘düzen kurucu” rolünü pekiştiren, Uluslararası ticarette pazar payını ve rekabetçiliğini artırmış ve uluslararası sisteme kendi özgün siyasi ve kültürel katkısını sunabilen, saygın ve lider bir Türkiye inşa ediyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde işte bu güçlü Türkiye vizyonumuzu sahada somut icraata dönüştürmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Bugün Ortadoğu’dan Balkanlar’a, Afrika’dan Orta Asya’ya Türkiye’nin tutumunun kurulan denklemlerde dikkate alınması, bir ‘Türkiye Vizyonundan’ bahsedilmesi tesadüf değildir. Bu, gece gündüz demeden sebatla çalışan Hariciye teşkilatımızın ve arkanızdaki güçlü siyasi iradenin eseridir. Bizim zihnimizdeki Türk dış politikası tasavvuru nettir; Türk diplomasisi zaman ve mesafe tanımaz. Ufkumuzun sınırları yoktur. Şiarımız ise şudur; gerek uluslararası düzenle, gerek bölgesel krizlerle, gerekse insanlığın geleceğiyle ilgili her konuda; Türkiye’nin her daim söyleyecek özgün bir sözü, masaya koyacak kendi doktrini olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

FİLİSTİN’DE İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM YİNELEMESİ
Bütüncül kapasite ve stratejik akılla, küresel vicdanı ve bölgesel istikrarı sınayan en kritik cephelerde bilfiil seferber halinde olduklarını söyleyen Bakan Fidan, “7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşananlar, tüm insanlık tarihine kara bir leke olarak geçmiş, ancak aynı zamanda bir uyanışa vesile olmuştur. Gazze’de İsrail’in işlediği soykırım karşısında, küresel vicdanın sesi olduk. Filistin meselesinde en başından beri izlediğimiz ilkeli tutum, ateşkesin sağlanmasında başat rol oynadı. Çabalarımız uluslararası kamuoyları nezdinde büyük yankı buldu. Artık Batı başkentlerinde dahi iki devletli çözüm kabul görüyorsa, bunda Türk diplomasisinin ısrarlı ve ilkeli duruşunun payı büyüktür. Bugün geldiğimiz noktada, Filistin’de kalıcı barış için önümüzde halen uzun bir yol var. Bu bilinçle, iki devletli çözüm vizyonunu hayata geçirmek için sabırla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

SURİYE HALKI İÇİN UMUT SAYFASI AÇAN BİR MİLAT: 8 ARALIK 2024
Esad rejiminin devrilmesinin yıl dönümünde Fidan, Suriye’nin Türk diplomasisinin tarihin doğru tarafında durduğunu ve alnının akıyla çıktığını gösteren bir başka örnek olduğunu kaydederek, “Geriye dönüp baktığımızda, son 15 yılda Suriye sahasında tarihin en zorlu sınavlarından birini verdik. Bunun siyasi ve ekonomik maliyetini ödedik; ancak insanlık onurundan taviz vermedik. Bu süreçte yalnız bırakıldığımız, birçok ülkenin terör örgütleriyle taktiksel işbirliklerine girdiği dönemler oldu. Ancak biz rotamızdan şaşmadık. Ve nihayetinde tarih kendi hükmünü verdi. 8 Aralık 2024, Suriye halkı için yeni bir umut sayfasının açıldığı bir milat oldu. Ancak Suriye’de işimiz aslında yeni başlıyor. Biz inanıyoruz ki; dış müdahalelerden arınmış, istikrarlı bir Suriye, bölgemiz için büyük bir artı değer olacaktır. Türkiye, bu süreçte dost ve kardeş Suriye halkının yanında olmaya kararlılıkla devam edecektir” açıklamasında bulundu.

