İsrail’de üç gün sonra yapılacak olan Parlamento seçimlerinde Eisenkot kazanır mı, bilinmez ama şu anda katil Netenyahu’nun başında bulunduğu Koalisyon hükümeti mensuplarının İsrail’de güçlü bir tabana sahip oldukları da bilinen bir gerçektir. Aslında soykırımcı Netenyahu yıpranmış olsa da ideolojik bakımdan İsrail’de önemli seviyede destekçiye sahip olduğunu söylemek mümkündür.
Katil Netenyahu seçimi kazansa da kaybetse de İsrail bulunduğu bölgenin dışında da çok önemli güç alanlarına sahip olduğu için kurulacak olan yeni hükümetin inisiyatif sahibi olduğu başka bölgelere yönelmek isteyeceği malûmdur. Aslında İsrail Batı dünyasında önemli bir desteğe sahip bulunmaktadır. ABD başta olmak üzere bir çok Batı ülkesinde oldukça güçlü lobilere sahip olan İsrail’in, tüm dünyada temin etmiş olduğu geniş bir etki alanına sahip olması emperyalisylerin de işine gelmektedir.Başta ABD olmak üzere emperyalist ülkelerin Ortadoğu’da istedikleri sonuca ulaşamadıkları gerçeğine bakılırsa taktik değişikliğine gidileceği de beklenen bir durumdur.
Nitekim ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Bahreyn’in başkenti Manama’da düzenlenen Uluslararası Stratejik Çalışmalar Enstitüsü Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından bu yana Batı’nın yaptığı her şey bir hataydı” diyerek, “topluluklara, bayraklara, dinlere yönelik sömürgeci tutum hiçbir zaman işe yaramadı, tüm bu modeller çöktü” şeklindeki beyanıyla aslında itirafta bulunmakta ve bir taktik değişikliğinin haberini de vermiş olmaktadır.

Yani emperyalistlerin bölgede uzun zamandır yürüttükleri politikada değişiklik yapma durumunda kalacakları ve Netenyahu hükümetinin de bölgede yaptığı katliamlar dışında istediğini elde edememiş olması dikkate alınarak, İsrail’deki Parlamento seçimleri sonucunda kurulacak yeni hükümet vesilesiyle Gazze de dahil artık Bölge’deki durumun değişeceğini söylemek mümkündür.
Çünkü İsrail de dahil emperyalistlerin inisiyatif sahibi olduklar Kafkasya ve Türkistan coğrafyası başta olmak üzere Asya’ya ve ayrıca Afrika’ya da ağırlık verecekleri, Ortadoğu’da da önceden beri inisiyatif sahibi oldukları bazı ülkeler başta olmak üzere kaybettikleri güveni tekrar kazanmak isteyecekleri malûmdur.
Ortadoğu ve Avrasya’daki bu duruma karşı İslam ülkeleri ve Türk dünyası adına yeni stratejiler geliştirmek durumunda olunduğunu bildirir,
Selâm ve dua ile saygılar sunarım.

YORUMLAR