
Albayrak Grubu’nca devam eden İslam sanatları geleneğinin bu yılki teması Hâne, Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirildi. Ziraat Katılım’ın sponsorluğunda, gerçekleşen sergide, medeniyetlerin köklü birikimi ile Hâne temasının ruhunu bir araya getiren eserler, Şanlıurfa’nın kadim atmosferinde sanatseverlerle buluştu.
Albayrak Grubu’nun 12 yıldır titizlikle sürdürdüğü İslam Sanatları Sergileri, bu yıl Hâne temasıyla sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. Tophane-i Âmire’deki açılış programının ardından yalnızca bir ay içinde 100.000’e yakın misafiri ağırlayan Hâne, bu kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin açılış durağı olan Şanlıurfa’ya misafir oldu. Ziraat Katılım’ın sponsoru olduğu Hâne İslam Sanatları Sergisi, 25 Nisan Cumartesi günü Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sanatseverleri ağırladı. Açılış törenine Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Cevahir Asuman Yazmacı, AK Parti Şanlıurfa İl Başkanı Mehmet İlhami Günbegi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, İletişim Başkanlığı Şanlıurfa Bölge Müdürü Hasan Bilici, MÜSİAD Şanlıurfa Şube Başkanı Salih Demirkol ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Albayrak Medya Genel Müdürü Abdullah Hanönü ve Albayrak Medya Genel Müdür Yardımcısı Ziya Kadam katıldı.

MEŞK DERSİNİN HANESİ ŞANLIURFA OLDU
Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleşen Hâne sergisinin misafirleri arasında Davut Bektaş, Deniz Öktem Bektaş ve Abdurrahman Depeler ile meşk dersi yapmaya gelen hat öğrencileri de vardı. Öğrenciler ve usta isimler sergide yer alan eserlerle hemhal olmuş bir ders halkası oluşturdular. Hat öğrencileri kaleme aldıkları meşkleri usta isimlere göstererek hem bir fikir alışverişinde bulundular hem de sanat üzerine bir ders yapıldı. Hâne Sergisi’nin özüyle de derinden bir bağı olan meşk geleneği, talebenin örnek alarak çalışması için hocasının ders olarak yazdığı numuneyi defalarca tekrar etmesine dayanan bir yöntem olarak gelenekte varlığını sürdürüyor. Yapılan ders ile sergi aynı zamanda izlenen bir mekân olmaktan çıkarak yaşayan bir atölyeye dönüştü.
İNSANLIĞIN HAFIZASINDA YAŞAYAN BİR SEVGİ
Hâne İslam Sanatları Sergisi’ne ev sahipliği yapan Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, Türkiye’nin kapalı alan ve sergi salonu bakımından en büyük müzesi olma özelliğini taşıyor. Paleolitik çağdan İslam dönemine uzanan kesintisiz bir uygarlık yolculuğu sunan Müze, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınağı Göbeklitepe’ye ait eserleri ve dünyanın gerçek boyutlarda yontulmuş ilk insan heykeli Balıklıgöl Adamı’nı da bünyesinde barındırıyor. Neolitik dönem eserleri açısından dünya müzeleri arasında seçkin bir konuma sahip olan müze, koleksiyonundaki İslam Dönemi Salonu ile İslam medeniyetine ait tarihi kalıntıları ve ilk İslami eserlere dair kapsamlı bir birikimi de gözler önüne seriyor. Tarih öncesinden İslam medeniyetine uzanan geniş bir zaman yelpazesini tek çatı altında toplayan müzede, Hâne İslam Sanatları Sergisi’nin misafir olması da nesiller arasında kurulan bir sanat köprüsü olarak ziyaretçilerin ilgisini çekti.

HANE İLE EV’E DÖNÜŞ
Albayrak Grubu; hat ve tezhip gibi İslam sanat geleneklerini her yıl seçilen özgün bir tema etrafında yaşatarak gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan İslam Sanatları Sergileri’nin 12. yılında Hâne temasını sanatseverlerle buluşturuyor. Evin fiziksel bir barınak olmanın çok ötesinde, aidiyet, kök, mahremiyet ve nesiller arası aktarımın mekânı olarak ele alındığı sergi; geleneksel İslam sanatlarını derin bir düşünce ve anlam dünyasının ifadesi olarak sunuyor.

